İtalya'ya gelişim bayağı olaylı oldu olmasına ama okulumu elimle koymuşum gibi buldum. Okulum; İtalia İdea ünlü İspanyol merdivenlerinin dibindeydi. Hem Spagna metro durağına, hem de Barberini metro durağına çok yakındı. Çok da memnun kaldım. Ben yoğunlaştırılmış kura gittiğim için biraz aşağıdaki gibi oldu; ama idare ettim. :)))
Okulum Via dei Due Macelli'deydi; Colonna dell'Immacolata'nın solunda kalan caddede. Hıristiyan inancına uyarlanmış bu pagan sütunun üstünde yer alan Meryem'in yüzü Spagna Meydanına bakıyor. 17. yüzyılda İspanya'nın papalık büyükelçiliğini meydana kurmasıyla; bu meydan ispanyollarla dolmuş. Adını da bundan almış. Roma'nın en ünlü meydanı denebilir sanırım. Haydi biraz ilerleyelim..
İşte İspanyol merdivenlerine geldik bileee.. Burası günün her saatinde kalabalık olan bir yer.. Solunda ünlü Babington's Tea Rooms (1896 yılında evini özleyen İngiliz turistlere çay, reçel ve kek sunmak için açılmış bir çay salonu. İçecekler 12-16 euro civarında.) ve solunda Keats-Shelley Evi (İngiliz şair John Keats 1820 tarihinde burada oturmaya başlamış. Ne var ki, aldığı acımasız eleştirilerden yıkılmış ve Fanny Brawne'a beslediği aşkı karşılıksız kalmış olarak burada 25 yaşında ölmüş.) bulunuyor.
Bernini'nin en sade çeşmelerinden biri; Fontana della Barcaccia; Gemi Çeşmesi. :)
İspanyol merdivenleri akşamları da çok kalabalık oluyor. Gençler kaynaşmaya ve içki içip sohbet etmeye geliyorlar buraya. Bir akşamınızı burada muhabbet ederek geçirin derim. Gösteriler oluyor, gruplar gelip şarkı söylüyor, devamlı canlı ve renkli burası. :)
Neyse.. Gece hayatını bırakalım da, merdivenlerden yukarı çıkıp bir manzaraya bakalım, ne dersiniz? :)
Merdivenlerin tepesinde Trinita dei Monti ve hemen önündeki dikilitaş dikkat çeker.. Trinita dei Monti bi fransız okulu; içine giremedim, turist ekolünü içeri almıyorlardı. :) Spagna metro durağının bir çıkışı da burada..Bakın içme suyu çeşmesi de var; bi boşalan su şişenizi doldurun burada. Roma'yla ilgili en güzel şeylerden biri, neredeyse her mahallesinde, özellikle de turistlerin yoğunlukta olduğu yerlerde, içme suyu çeşmeleri olması. Etrafınıza dikkatli bakın. Su lezzetli diyemeyiz ama içilebilir nitelikte ve buzzz gibi. Yani burada şişelenmiş sularla aynı tatta diyelim. Nerede bizim Erikli'miz, nerede bunların zottirik suları.. Zaten çeşit çeşit su var. Benden size tavsiye: sipariş verirken, "acqua normale" deyin, yoksa soda geliyo. :) Size tavsiyem turistlerin toplandığı yerlerde duran, karavan tarzı büfelerden bir şey almayın; tahmin edebileceğiniz gibi fahiş fiyatta (1 küçük su 2 euro) ve sattıkları şeyler pek lezzetli de değil.
Şimdi isterseniz Flaminio metro durağında inin ve Popolo meydanına öyle ulaşın. Yok "yorulmadım; sabah içtiğim capuccino ve yediğim nutellalı cornetto'nun etkilerini bertaraf etmem lazım" diyorsanız, İspanyol merdivenlerinin baktığı Via Condotti'ye girin; buradan sağdan 5. cadde olan Via del Corso'ya sapın ve ünlü markaların vitrinlerine bakına bakına Popolo Meydanına ulaşın. İsterseniz Via Condotti'de bir kahve molası verin; Caffe Greco'da..
Geldik Roma'nın ünlü meydanlarından Popolo meydanınaa..
Via del Corso Popolo meydanına çıkıyor. Yolun iki yanında ikiz Santa Maria kiliseleri görünür. Bu güzel meydanda 18. ve 19. yüzyıllarda kamuya açık idamlar yapılırmış. Bazı infazlar, mahkumların bedenlerinin defalarca kilise duvarlarına çarpılmasıyla yapılırmış. Saraydan Via del Corso'ya doğru yapılan binicisiz at yarışları da çok vahşiymiş. Atlara daha iyi koşmaları için uyarıcı veriliyor, hayvanlar çivili iplerle sarmalanıyor ve ayaklarına bağlanan fişekler ateşleniyormuş. Yuh!
Meydandan kareler..
Fotoğrafın sol alt köşesine dikkatinizi çekerim. Valla amacım sevgilileri rahatsız etmek değildi; elini sallasan sevgililere çarpıyor; ben napıyim. Roma hakikaten pek romantik bir kent.
Bu da Popolo meydanına yukarıdan bir bakış.. Meydanın üst tarafına çıkıp geldiğiniz yöne doğru yürürseniz hem Villa Borghese parkına girebilirsiniz, hem de biraz daha ilerlerseniz kendinizi Trinita dei Monti'nin önünde bulabilirsiniz.
Yoruldunuz mu? Ben yoruldum. :)
Bugünlük bu kadar.. Yarın Trevi'ye gidip bir kaç dilek dileyelim bakalım..


1 yorum:
Merhaba,bugün okuduğum 2.Roma yazısı :) Sanırım gidersem hiç yabancılık çekmeyeceğim. Paylaşım için teşekkürler...
Yorum Gönder