Kulağa "bir tas has hoşaf" gibi geliyor biliyorum. Biz anca 7. günün sonunda düşünmeden ve doğru söyleyebiliyoduk bunu: Kris Kindle Markt. Kris Kartıl Markt, Kristıl Mirıstıl, Kristıl Kart veya "orası" gibi pek çok çeşitleme yaptık tatil boyunca. Adından da anlaşılabileceği gibi Nöel pazarı anlamına geliyor. Türkiye'de dörtte bir fiyatına alabileceğiniz incik boncuğun çok yüksek fiyatlara satıldığı ama çok güzel mamalar bulabileceğiniz, renkli, ışıklı, sevimli yerler. Şahane sıcak şarap var. Şahane dediğimde şu; genzinizi yakıyor ama şeker, tarçın, karanfil tadı soğukta insanın hoşuna gidiyor. =)
"Viyana'yı beğendin mi?" derseniz, "beğenmedim" diyemem ama "bayıldım" da diyemem. Valla şu Almancayla bir türlü yıldızım barışmadığından mıdır, insanları biraz soğuk diye midir, her yerde dönerci vardı, ondan mıdır bilmiyorum ama beni içine çeken bir şehir olmadı. Evet, binalar çok güzel falan ama ı-ıh..
Tespit ettim abicim: Viyana'ya Aralık ayında gidicen, Nöel'den önce o ışıklı caddelerin, bu pazarların, eğlencelerin tadına varıcan, yılbaşı olmadan da dönücen, budur. Zaten turist kaynıyordu her yer. Doğru zamanda gitmişiz bence.
Ama tabi ki Viyana pek çok Avrupa şehri gibi yaşanası bir yer. Araba yoktu bizde, her yere metro ve otobüsle gittik, hiç zorlanmadık. Müthiş işleyen bir sistemleri var. Bu şehri çok çalışmadığımı buradan itiraf etmek isterim. Bizi gezdiren dostlarımız Dilek ve Görkem'e bıraktık kendimizi. Onlar da sağolsunlar, o kadar güzel gezdirdiler ki ve ben o kadar Almanca kelimeleri aklımda tutamıyorum ki, gittiğimiz çoğu yerin adını hatırlayamıyorum bile. Artık olduğu kadar.. Size bir giriş yapmaya çalışacağım.
İşte kristıl miristıllarda gördüğüm renkli standlardan bir kuple...
Viyana'da gördüğümüz en cafcaflı kristıl kartlardan biri belediye binasının önünde kurulandı. Çok büyük ve göz alıcıydı.
Sıcak şarap standı. Kupayla alıyosunuz şarabı; 4-5 euro. Sonra kupayı iade edince 1,1-5 euronuzu alıyorsunuz. Bu standlarda punch da satılıyor. Ama punch çok çok şekerliymiş. Şimdi onu iç, üstüne su iç, hava soğuk, çok su içince de ne olur, malum. Hiç yanaşmadım ona.
Buradaki pazar da St. Stephen Katedralinin yanındaydı. St. Stephen Katedrali'nin içi çok güzel ve gotik, ışıklandırmalar şahane (içerisi biraz karanlık ama, ben paltomu yapıştırıvermişim oradaki bi muma :( ), Viyana'da görülesi binalar ve yerler başlıklı bir yazıda fotoğrafını da paylaşacağım.
İşte Ayazma'nın yumuşak karnı, karşı koyamadığı tutkusu, zararlı alışkanlığı, kara yazgısı tatlı yiyecekler..
Bunların içinden marshmallow çıkıyor. 2 ısırışta içinizi bayıyor ama durmuyorsunuz, bitiriyorsunuz, çünkü atılmaz, günah. Yanında da şekerle kavrulmuş fıstık!!!!
Çikolata kaplı meyve yaaa.. Ben daha ne diyeyim: hem sağlıklı hem besleyici!! :P
Arada sırada böyle paketlenmiş kuru pastalara denk geldiydik. Nerde bizim Laz pastacılarımızın pastaları.. Geçiniz bunları..
Blog yazarının bir tutkusu daha! Hamuuuuuurrr! Kocaman pretzeller, içi kremalı donut'lar, ne ararsanız var.. Bazı standlarda da şahane waffle vardı ama sabah-öğle-akşam ısrarla yeni tatlar denemek isteyen beynimi kaldıramadı artık midem, onlardan yiyemedim. :(
Gelelim hediyelik eşya standlarına.. Buradaki şeylere içi gidecek iki kişi tanıyorum: Ceren ve Nesli. Bu fotoğrafları kendilerine gönderiyor ve bu standlardan size hiç bir şey alamadığım için özür diliyorum. Ama sorun neden.. Viyana'da her şey çok pahalı da ondan!!!! Magnetler bile 6 eurodan başlıyodu yahu, yuh! Üzgünüm dostlar, size oralardan anca 3-5 püsküvü ile mozart çikolatası getirebildim.
İşte bunlar da bir nevi göz banyosu olsun size...














3 yorum:
fotolar için saol arkadaşım...Ben kendim gitcem, bir maaş bırakıp gelicem oralarda ve de üstüme 3 kilo ekleyip... bi de o sıcak şarap kupalarını geri vermezdim ben kesin :))) evde hiç kupa yok ya...
Fotoğraflara baktımda içim burkuldu :( ayrıca burdan; türk kahvesini kaynar suya katıp latte bardağında servis eden garson hanıma ve avusturyada 4 ayda aldığım 6 kiloya selam göndermek istiyorum :):):) görünce yeniyo walla kaçamıyosunuz!
günün kutlu mutlu olsun:)
http://neselisesler.blogspot.com/2012/03/ben-ki-bir-kadin.html
Yorum Gönder